Hayatta herkes zaman zaman başa çıkmakta zorlandığı yaşantılar, uyum sağlamakta zorlandığı değişiklikler, iletişim veya ilişki sorunları, kişisel problemler yaşayabilir. Bazı durumlarda bu sorunların üstesinden tek başımıza gelebiliriz, ancak bazen başa çıkmakta zorlanabiliriz ve destek almaya ihtiyaç duyabiliriz. ‘ilerleyen’ veya ‘akut’ olarak adlandırabileceğimiz sorunlar, bir kişinin psikolojik destek almaya ihtiyaç duymasına neden olabilir. Bu sorunlar arasında kaygı, tekrarlayan düşünce ve davranışlar, travma sonrası ortaya çıkan rahatsız edici durumlar, iştah veya uyku düzenindeki değişiklikler gibi durumlar sayılabilir. Ayrıca, uzun süredir devam eden ve neredeyse kişilik özelliği haline gelmiş ancak kişiyi rahatsız eden durumlar da psikolojik destek almayı gerektirebilir.” Kişinin kendi ve hayatla ilgili anlam arayışı içinde olduğu ‘varoluşsal’ problemler, psikolojik destek almaya ihtiyaç duyabilecek bir durum olarak görülmektedir. Hayatın her aşamasında, yaşamı, varoluşu ve insan olmayı sorguladığımız sorular zihnimizi meşgul edebilir. Bu varoluşsal sorulara tatmin edici bir cevap bulamadığımızda, duygusal olarak kötü hissedebilir ve hatta boşlukta hissedebiliriz. Bu tür durumlarda, bir uzman desteği yararlı olabilir.” Psikolojik destek almak, kişinin hayatında mutlaka ciddi bir sorun olması gerektiği anlamına gelmez. Kişi, tekrarlayan durumlar dışında kendi bilişsel ve davranışsal süreçlerinin farkına varabilme ve durumları, koşulları, kişileri ve olayları alternatif düşüncelerle birlikte bütüncül bir şekilde değerlendirebilme becerisini geliştirmek amacıyla bir uzmandan destek almayı tercih edebilir. Ayrıca, sadece kişinin kendi düşünce süreçlerini ve duygularını daha iyi anlama, düzenleme, organize etme ve işlevsel hale getirme amacıyla psikoloğa başvurması da mümkündür. Kendi davranışlarımızın iç ve dış kaynaklarını araştırıp keşfettiğimizde, hem duygularımızı hem de davranışlarımızı düzenleme yeteneğimiz gün geçtikçe gelişecektir.
Kişiler genellikle ‘Ben üstesinden gelirim’ veya ‘Kimseye ihtiyacım yok’ gibi düşüncelere sahip olmaları ve etiketlenme korkusu, psikoloğa gitme ve destek arama konusunda önemli bir engel olabilmektedir. Ancak, duygu, düşünce veya davranış örüntülerindeki farklılıkların ortaya çıkması veya duygusal açıdan kötü hissedilmesi durumunda, uzun bir süredir aynı şikayetlerin devam etmesi durumunda psikoloğa başvurulabilir. Psikoterapi, hayat boyunca her yaş grubu için etkili bir tedavi yöntemidir. Kişi, destek veya yardım arayışı içindeyse ve kendini hazır hissediyorsa, herhangi bir sorununu çözebilmek için psikoloğa başvurabilir. Hayatınızda sorunlarınızın işlevselliğinizi etkileyecek veya tolere edemeyeceğiniz bir noktaya gelmesini beklemeniz gerekmeden, bir uzmana başvurup psikolojik destek alabilirsiniz.

Yakın çevremizle sorunlarımızı paylaşmak, rahatlamamıza ve sosyal olarak yalnız olmadığımızı hissetmemize yardımcı olabilir. Duygusal olarak dinlenmek, önemsenmek ve değer görmek, aynı fikirde olan insanların varlığını hissetmek, bizi geçici bir süre için iyi hissettirebilir. Ancak, bu tür yakınlarımızla bu tür paylaşımlarımız tedavi niteliği taşımaz. Farkındalık kazanmak, aydınlanmak, empati kurmak ve olayları farklı açılardan değerlendirebilmek için tarafsız ve gerçekçi bir bakış açısına ihtiyaç duyarız. Bu nedenle, tarafsız ve gerçekçi bir bakış açısıyla bizi yönlendirebilecek bir psikologdan yardım almak son derece faydalı olabilir. Psikolog, bizi yargılamadan dinler ve hayatımızı yönlendirmez. Bunun yerine, sorunlarımızı anlamamıza ve çözüm yollarını bulmamıza yardımcı olur. birlikte çalışarak derinlemesine anlayış ve farkındalık kazanmamızı sağlar. Bu süreç, kendimizi keşfetmemize, duygusal dünyamızı daha iyi anlamamıza, kendi kaynaklarımızı keşfetmemize, sağlıklı başa çıkma stratejileri geliştirmemize ve içinde bulunduğumuz durumlar hakkında gerçekçi bir perspektif kazanmamıza yardımcı olur. Unutmayalım ki, destek almak güçlü olmanın bir işaretidir ve herkesin ihtiyaç duyabileceği bir kaynak olabilir.
Psikoterapi süreci, bize kendi düşünce, duygu ve davranışlarımız hakkında daha fazla farkındalık kazandırır. Bu farkındalık sayesinde, içsel dünyamızı keşfederken olumsuz düşünce ve duygusal kalıpları tanımlayabilir, daha yapıcı ve sağlıklı düşünce ve davranışlar geliştirebiliriz. Bu nedenle, gerçekçi bir bakış açısı elde etmek ve sorunlarla başa çıkmak için bir psikologdan profesyonel destek almak büyük önem taşır. Psikoterapi, bireyin kendini keşfetmesine, zorlukları aşmasına ve daha tatmin edici bir yaşam tarzı oluşturmasına yardımcı olan etkili bir araçtır. Bir başka perspektiften bakıldığında, çoğu durumda sorunlarımızı yakın çevremizle paylaşmak istemeyeceğimiz, mahremiyetin önemli olduğu durumlar olabilir. Psikoloğa başvurduğumuzda, terapi kuralları çerçevesinde paylaştığımız bilgilerin gizli kalacağına ve bizi yargılamayacağına güvenebiliriz. Terapi ortamında, psikologlar kendi doğrularını, değerlerini yansıtmazlar. Odaklanılan şey, sizin hayatınızdaki doğrularınızı ve kendi değerlerinizi kullanarak olayları ele almanızdır. Psikolog, tarafsız bir şekilde sizinle çalışır, size destek olur ve iç dünyanızı dökebileceğiniz güvenli bir alan sağlar. Bu güvenli ve mahremiyetin korunduğu ortamda, kendi doğrularınızı keşfedebilir, duygularınızı ifade edebilir ve derinlemesine çalışma fırsatı bulabilirsiniz. Psikolog, sizin hikayenizi anlamaya çalışırken, herhangi bir yargılamada bulunmaz ve size objektif bir perspektif sunar. Bu nedenle, psikoloğa başvurarak iç dünyanızı dökebilir, sorunlarınızı güvenli bir şekilde paylaşabilir ve mahremiyetin korunduğu bir ortamda kendinizi rahat hissedebilirsiniz. Psikoterapi, sizin doğrularınızı keşfetmenize ve kendi değerlerinizle uyumlu bir şekilde yaşamanıza yardımcı olan etkili bir araçtır.
Ek olarak,
- depresyon,
- panik atak,
- sosyal kaygı,
- fobiler,
- travma sorunları,
- takıntı zorlantı sorunları (obsesif kompulsif bozukluk)
- öfke sorunları,
- uyku sorunları,
- çocukluk dönemine dair tırnak yeme,
- alt ıslatma,
- davranışsal,
- gelişimsel vb sorunlar,
- aile ve çift sorunları (çift terapisi),
gerekli test uygulamaları için psikoloğa başvurabilir, ihtiyacınız olan terapi sürecinizi alabilirsiniz.
Psikoloğa başvurmak için patolojik bir sorunun olması gerekmediğini anlamak önemlidir. Günlük yaşamın getirdiği zorluklar, stresli durumlar, kendini anlama ve tanıma süreci, ilişkilerde yaşanan çatışmalar gibi durumlarda da psikoloğa başvurulabilir. Günümüz dünyasında terapinin, herkesin hayatının farklı dönemlerinde ihtiyaç duyabileceği bir destek alma süreci olduğunu kabul etmek önemlidir. Herhangi bir psikolojik sorunun olması gerekmeden, hayatın getirdiği zorluklarla başa çıkmak, duygusal dengeyi sağlamak ve kişisel gelişim sürecinde ilerlemek için psikoloğa başvurmak faydalı olabilir. Psikolojik destek, bir kişinin kendi düşünce ve davranış süreçlerini anlaması, duygusal zorluklarla başa çıkması ve daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesi konusunda yardımcı olabilir.


Yorum bırakın